Telefonunuzda gezinirken bir başlık görüyorsunuz: “İstanbul deprem son dakika!” Bir an durup haberi açıyorsunuz. Yeni bir deprem mi oldu? Yakınlarınız güvende mi? Başlıktaki birkaç kelime, daha içeriği okumadan sizi endişelendirmeye yetiyor.
Tam bu noktada kolayca düşülebilen bir hata var: Haberin kaynağını kontrol etmeden, başlığı doğrulanmış bilgi olarak kabul etmek. Oysa bir paylaşımın üzerinde “son dakika” yazması, içindeki iddianın doğru veya güncel olduğunu göstermiyor.
“Son Dakika” Bir Doğruluk Garantisi Değildir
“Son dakika” ifadesi haberin aciliyetini vurgular. Ancak tek başına, bilginin nereden geldiğini veya doğrulanıp doğrulanmadığını açıklamaz. Aynı şekilde büyük harfler, kırmızı uyarı işaretleri ve dikkat çekici görseller de bir iddiayı güvenilir hâle getirmez.
Bazı paylaşımlarda amaç bilgi vermekten çok, merak ve kaygı üzerinden etkileşim toplamak olabilir. Bu nedenle başlığın sizde oluşturduğu duyguyla hareket etmek yerine, içerikte gerçekten ne söylendiğine bakmanız gerekir. Yeni bir deprem kaydı mı aktarılıyor, geçmişteki bir olay mı anlatılıyor, yoksa bir kişinin yorumu mu haberleştiriliyor?
Bu ayrım yapılmadığında bir yorum, gerçekleşmiş bir olay veya resmî uyarı gibi anlaşılabilir.
Gerçek Bir Görüntü Bile Yanıltıcı Kullanılabilir
Yanlış bilgi her zaman tamamen uydurulmuş bir fotoğraf veya videodan oluşmaz. Görüntü gerçek olsa bile farklı bir tarihe ya da başka bir yere ait olabilir. Eski bir paylaşımın yeniden dolaşıma girmesi, güncel bir gelişme yaşandığı izlenimini oluşturabilir.
Nitekim İletişim Başkanlığının Marmara depremlerine ilişkin açıklamalarında, bazı iddialarla birlikte paylaşılan fotoğrafların geçmiş yıllara ait olduğu belirtilmiştir. Bu örnek, yalnızca gördüğümüz görüntüye bakarak olayın zamanını ve bağlamını anlayamayacağımızı gösteriyor.
Bir deprem haberini değerlendirirken paylaşım tarihine bakmakla yetinmeyin. Haberde anlatılan olayın tarihini, yerini ve görüntünün kaynağını da kontrol edin.
Deprem Haberlerinde Hangi Kaynaklara Bakmalısınız?
Deprem kayıtlarını kontrol ederken AFAD ve Kandilli Rasathanesi’nin kendi kanallarını esas alın. Kandilli’nin son depremler listesinde tarih, saat, yer ve büyüklük gibi bilgiler bulunur. Böylece sosyal medyada gördüğünüz iddiayı, doğrudan kurumun yayımladığı kayıtla karşılaştırabilirsiniz.
Bir kuruma atfedilen uyarıyla karşılaştığınızda ise açıklamayı o kurumun kendi sitesinde veya resmî hesabında arayın. Ekran görüntüsündeki logo ya da paylaşımda geçen “yetkililer açıkladı” ifadesiyle yetinmeyin. Örneğin Marmara depremlerinin ardından, AFAD’a atfedilen “büyük deprem beklentisi nedeniyle acil personel çağrısı” iddiası resmî açıklamayla yalanlanmıştır.
Yakınlarınızı Uyarmadan Önce Bilgiyi Doğrulayın
Endişelendiren bir haberi aile grubuna göndermek, sevdiklerinizi korumanın hızlı bir yolu gibi gelebilir. Ancak doğrulanmamış bir iddiayı paylaşmak, onların da aynı belirsizliği ve kaygıyı yaşamasına neden olabilir.
İletişim Başkanlığı da deprem sonrasında resmî kanallardan teyit edilmemiş, doğruluğundan emin olunmayan sosyal medya içeriklerine itibar edilmemesi gerektiğini vurguluyor.
Bu yüzden paylaşmadan önce kısa bir kontrol yapın: Olay nerede ve ne zaman olmuş? Bilgiyi ilk kim açıklamış? Asıl açıklamaya ulaşabiliyor musunuz? Bu soruların yanıtı yoksa paylaşmak için acele etmeyin.
Kaynağınızı İyi Seçin
Afetlerle ilgili içeriklerde güven, çarpıcı başlıklardan değil, bilginin dayanağının açık olmasından doğar. Takip ettiğiniz hesapların kaynak gösterip göstermediğine ve haberle yorumu birbirinden ayırıp ayırmadığına dikkat edin.
Sismograf’ta gördüğünüz içerikler dâhil, karşılaştığınız bilgilerin dayandığı açıklamaları kontrol edin. Bir hesabı takip etmek, paylaşımlarını sorgulamadan kabul etmenizi gerektirmez.
Deprem ve afetler hakkında doğru bilgi için Sismograf’ı takip edin.
.jpg)