Yer sallanmaya başlıyor. Yolun ortasında dev bir yarık açılıyor, insanlar ve araçlar içine düşüyor. Ardından toprak yeniden kapanıyor… Felaket filmlerinden tanıdığımız bu sahne, depremle ilgili en ürkütücü düşüncelerden birini besliyor.
Peki depremde yer gerçekten açılıp insanları yutar mı?
Filmlerdeki gibi açılan, insanları içine alan ve ardından kapanan bir fay yarığı, depremlerin çalışma biçimini yansıtmıyor. Ancak bu, deprem sırasında zeminde çatlakların, çökmelerin veya tehlikeli yarıkların oluşamayacağı anlamına da gelmiyor. Efsaneyle gerçeği birbirinden ayıran nokta tam olarak burada.
Faylar dev bir ağız gibi açılıp kapanmaz
Fayları, yer kabuğundaki kaya bloklarının birbirine göre hareket edebildiği kırıklar olarak düşünebilirsiniz. Bu bloklar, sürtünme nedeniyle bir süre kilitli kalabilir. Biriken gerilim kilitlenmeyi aştığında ani bir kayma gerçekleşir ve deprem meydana gelir.
Amerikan Jeoloji Araştırmaları Kurumu USGS’nin açıklamasına göre bu süreç, fayın iki tarafının birbirinden ayrılarak insanların düşeceği dev bir boşluk oluşturması şeklinde işlemez. Temel hareket, kaya bloklarının birbirine göre yer değiştirmesidir.
Dolayısıyla sinemadaki “yer açıldı, insanları yuttu ve kapandı” sahnesini, gerçek bir depremin bilimsel gösterimi olarak değerlendirmemek gerekir.
Peki fotoğraflardaki yarılmış yollar ve tarlalar?
Deprem sonrasında çekilmiş görüntülerde çatlamış yollar, yer değiştirmiş yüzeyler ve arazide oluşmuş yarıklar görülebilir. Bunların gerçek olması, filmlerdeki anlatımın da doğru olduğu anlamına gelmez.
USGS, deprem sırasında tetiklenen heyelanların, zeminin yana doğru yayılmasının ve diğer zemin bozulmalarının yarıklar oluşturabileceğini belirtiyor. Örneğin bir yamaçtaki toprak kütlesi hareket ettiğinde ya da zemin yatay yönde yayıldığında yüzey parçalanabilir.
Buradaki fark önemlidir: Görülen yarık, yerin insanları yutmak için açılıp kapanmasından değil, zeminin hareket etmesinden ve bütünlüğünün bozulmasından kaynaklanır.
Her çatlak, açılmayı bekleyen bir uçurum değildir
Deprem sonrası görülen her çatlağı doğrudan fay hattı olarak yorumlamak da doğru değildir. Kanada’nın resmî deprem kurumu Earthquakes Canada, güçlü sarsıntılardan sonra zeminde veya bodrumlarda görülen bazı çatlakların, sarsıntının yol açtığı zemin oturmasıyla ilişkili olabileceğini açıklıyor.
Kurum ayrıca bu çatlakların, insanları içine aldıktan sonra yeniden kapanmaya hazır yarıklar olmadığını vurguluyor. Bir çatlağın görüntüsü, oluşum nedenini ve tehlikesini tek başına açıklamaz.
Sosyal medyada bir yarık fotoğrafı gördüğünüzde, görüntünün nerede ve ne zaman çekildiği kadar, hangi süreçle oluştuğuna ilişkin uzman değerlendirmesi de önem taşır.
Efsanenin yanlış olması, tehlikenin olmadığı anlamına gelmez
Bu konuyu anlatırken iki uçtan da kaçınmak gerekiyor. “Depremde yer insanları yutar” düşüncesi bilimsel açıklamayı yansıtmıyor. Fakat “Zeminde hiçbir şey olmaz” düşüncesi de gerçeği karşılamıyor.
Heyelanlar, zemin hareketleri ve yüzeyde oluşan yarıklar gerçek tehlikelerdir. Bunları anlamak için felaket filmlerindeki sahnelere değil, olayın gerçekleştiği yerdeki koşullara ve teknik incelemelere bakmak gerekir.
Deprem konusunda doğru bilgi, hayalî korkuları azaltırken gerçek riskleri ciddiye almamızı sağlar. Sismograf’ın Efsane Çürüten serisinde de tam olarak bu ayrımı görünür kılmayı amaçlıyoruz.
Siz de çocukken deprem sırasında yerin açılıp insanları yutacağını düşünür müydünüz? Bu düşünceyle ilk nerede karşılaştığınızı yorumlarda paylaşabilirsiniz.
Kapak görseli, ele alınan efsaneyi temsil eden mizahi bir canlandırmadır. Gerçek bir olayın görüntüsü değildir.
.jpg)