Sarsıntı duruyor. Birkaç saniye önce hareket eden eşyalar sessizleşiyor ama kalbiniz hâlâ hızla atıyor. Kapıya mı yönelmelisiniz, yakınlarınızı mı aramalısınız, yoksa içeride kalan eşyalarınızı mı almalısınız? Tam o anda aklınıza başka bir soru geliyor: Bir sarsıntı daha olursa ne yapacağım?
Deprem sonrasındaki ilk anlarda birden fazla şeyi aynı anda düşünmek zorunda kalabilirsiniz. Kendi durumunuz, yanınızdaki insanlar ve çevrenizde gördüğünüz değişiklikler dikkatinizi farklı yönlere çeker. Bu nedenle önceden öğrenilmiş, kolay hatırlanan birkaç temel davranış önem kazanır.
İlk sarsıntının ardından önceliğiniz kendi güvenliğinizi kontrol etmek, sarsıntı sona erdiğinde güvenli çıkışı değerlendirmek ve artçılara hazırlıklı kalmaktır. Bu üç adımın nasıl uygulanacağı ise bulunduğunuz yere ve çevrenizdeki koşullara bağlıdır.
1. Önce kendinizi ve hemen çevrenizi kontrol edin.
Deprem biter bitmez sevdiklerinize yardım etmek istemeniz doğaldır. Ancak önce kendi durumunuzu değerlendirmeniz gerekir. Yaralandınız mı? Bulunduğunuz yerde kırılmış camlar, devrilmiş eşyalar veya üzerinize düşebilecek nesneler var mı? Hareket etmeden önce bunlara bakmak, yardım etmeye çalışırken yeni bir tehlikeyle karşılaşmanızı önleyebilir.
Örneğin, mutfakta yere düşen bir bardağın yanından normal bir günde kolayca geçebilirsiniz. Deprem sonrasında ise aynı yerde birden fazla kırık, açılmış dolap kapakları ve yer değiştirmiş eşyalar bulunabilir. Her gün kullandığınız yolu, o anda yeniden değerlendirmek gerekir. Ayağınızı koruyan sağlam ayakkabılar, kırık cam ve döküntülere karşı önemlidir.
Kendi güvenliğinizden emin olduktan sonra yanınızdakileri kontrol edin. Yardım etmek, mutlaka yaralı birini kaldırıp taşımak anlamına gelmez. Ağır yaralı bir kişiyi, bulunduğu yerde yeni bir yaralanma tehlikesi yoksa gelişigüzel hareket ettirmeyin. Bildiğiniz ilk yardım uygulamalarının sınırları içinde kalın ve gerektiğinde profesyonel yardım isteyin.
Bu kontrol sırasında çevredeki tesisat tehlikelerini de gözden kaçırmayın. Gaz kokusu, hasarlı elektrik hatları veya devrilmiş nesneler dikkate alınmalıdır. Gaz kaçağından şüpheleniyorsanız kibrit ya da çakmak yakmayın; elektrik düğmelerini kullanmayın. Güvenli biçimde yapabiliyorsanız gaz vanasını kapatın ve binadan uzaklaşın. Kaçağın kaynağını bulmaya çalışarak içeride oyalanmayın.
2. Sarsıntı bittikten sonra güvenli çıkışı değerlendirin.
Sarsıntı devam ederken çıkışa koşmak ile sarsıntı sona erdikten sonra binayı terk etmek farklı davranışlardır. AFAD, sarsıntı sırasında merdivenlere veya çıkışlara yönelmemeyi; sarsıntı durduğunda ise çevreyi ve kişisel güvenliği kontrol ederek binadan çıkmayı önerir.
Çıkış sırasında asansör kullanmayın. Önceden belirlediğiniz güzergâhın o anda kullanılabilir olup olmadığına dikkat edin. Geçişi kapatan eşyalar veya gözle görülür hasar varsa, normalde kullandığınız yolun hâlâ güvenli olduğunu varsaymayın. Kullanılamayan bir geçidi zorlayarak ilerlemeye çalışmayın.
Burada hazırlık ile o anki değerlendirme birlikte çalışır. Evinizin çıkışını bilmek önemlidir; fakat kapıya ulaşan koridorun deprem sonrasında nasıl göründüğünü de kontrol etmeniz gerekir. Önceden yapılan plan, çevrenize bakmadan uygulayacağınız değişmez bir talimat değildir.
Kolayca erişebildiğiniz acil durum çantanızı alın; eşya toplamak için odalar arasında dolaşarak çıkışı geciktirmeyin. Günlük yaşamda değer verdiğiniz bir eşya, o anda dikkatinizi güvenliğinizden uzaklaştırabilir. “Şunu da alayım” düşüncesiyle başlayan hareketin sizi yeniden tehlikeli bir bölüme götürmesine izin vermeyin.
Binadan çıktıktan sonra da çevrenizi değerlendirmeyi sürdürün. Kapının önünde, balkonların altında veya duvar dibinde beklemek güvenli bir açık alana ulaşmakla aynı değildir. Binalardan, direklerden ve enerji hatlarından uzak durarak belirlenmiş toplanma alanına ilerleyin. Acil yardım araçlarının geçişini engelleyecek noktalarda beklemeyin.
3. Artçılara hazırlıklı kalın ve hasarlı binaya dönmeyin.
İlk sarsıntının bitmesi, sonrasında başka bir sarsıntı yaşanmayacağı anlamına gelmez. Artçılar depremden sonraki dakikalarda başlayabileceği gibi günler, haftalar ve daha uzun süreler boyunca da görülebilir. Bu bilgi, sürekli korkuyla beklemek için değil, yeniden sarsıntı hissettiğinizde nasıl davranacağınızı bilmek için önemlidir.
İçerideyken yeniden sarsıntı başlarsa merdivenlere koşmayın. Çök–kapan–tutun uygulayın; başınızı ve boynunuzu koruyun. Yakınınızda sağlam bir masa varsa altına girip tutunarak sarsıntının geçmesini bekleyin. Pencerelerden ve devrilebilecek eşyalardan uzak durun.
Dışarıdaysanız çevrenizdeki binalardan ve enerji hatlarından uzak kalın. Bir yakınızın içeride olduğunu düşünmeniz veya evde önemli bir eşyanızı unuttuğunuzu fark etmeniz, hasarlı binaya geri girmeyi güvenli hâle getirmez. Yetkililer güvenli olduğunu belirtmeden hasarlı yapılara girmeyin.
Örneğin, telefonunuzu içeride unuttuğunuzu düşünün. Haberleşmek istediğiniz için onu almak çok acil görünebilir. Fakat geri dönüş kararını yalnızca eşyanın önemine göre veremezsiniz. Hasarlı bir yapıya girmek, kısa süreceğini düşündüğünüz bir iş için de tehlikeli olabilir. Güvenli bir yerde kalarak çevrenizden iletişim desteği istemek daha uygun bir seçenektir.
Güvenli bir yere ulaştığınızda haberleşmeyi sade tutun.
Yakınlarınıza iyi olduğunuzu bildirmek isteyebilirsiniz. Acil olmayan haberleşmelerde kısa mesaj kullanmak, tekrar tekrar telefonla aramaya göre daha uygun olabilir. Mesajınızı kısa tutun: durumunuz, bulunduğunuz güvenli yer ve gerekiyorsa buluşma planınız yeterlidir.
Önceden belirlenmiş bir buluşma noktası burada işe yarar. “Bir şekilde birbirimizi buluruz” demek yerine, ayrı yerlerde olduğunuzda ne yapacağınızı konuşmuş olmak belirsizliği azaltabilir. Planın yalnızca bir kişinin telefonunda kayıtlı olması yerine, ilgili herkes tarafından bilinmesini sağlayın.
Bilgi almak için de resmî açıklamaları takip edin. Bir mesaj grubunda paylaşılan yorumla yetkili kurumun yönlendirmesini birbirinden ayırın. Kararlarınızı doğrulanmamış iddialara göre değiştirmeyin.
Bu üç adımı bugün birlikte konuşun.
Kendinizi evde, işte veya okulda düşünün. Sarsıntı bittiğinde çevrenizde neyi kontrol edeceksiniz? Güvenli çıkışınız nerede? Yakınlarınızla ayrıysanız nerede buluşacaksınız? Bu soruların yanıtları bulunduğunuz yere göre değişebilir.
Hazırlığınızı günlük hayatın içinden örneklerle değerlendirin. Evdeki herkes çıkış yolunu biliyor mu? Yardıma ihtiyaç duyabilecek bir yakınınız için kimin destek olacağı konuşuldu mu? Acil durum çantası kolay ulaşılabilir bir yerde mi? Bu konuşmaların amacı kusursuz bir senaryo kurmak değil, aynı durum karşısında birbirinizden ne bekleyeceğinizi netleştirmektir.
Sarsıntı sonrasında önce kendinizi kontrol etmek, güvenli çıkışı değerlendirmek ve artçılara hazırlıklı kalmak, önceden üzerinde anlaşabileceğiniz üç temel adımdır. Bunları sakin bir zamanda konuşmak için bir sonraki depremi beklemeniz gerekmez.
Deprem ve afetler hakkında doğru bilgi için Sismograf’ı takip edin.
.jpg)