Kapadokya’da Peribacası Çöktü: Her Çökme Deprem Anlamına mı Gelir?

 


Bir peribacası, yıllardır durduğu yerde bir anda parçalanıyor. Kayalar düşüyor, ortalığı toz kaplıyor. Böyle bir olayın ardından akla gelen ilk sorulardan biri şu oluyor: “Deprem mi oldu?” Oysa yeryüzündeki her ani hareketin nedeni deprem değil. Kaya düşmesi, toprak kayması ve yer altındaki bir boşluğun çökmesi, birbirinden farklı süreçlerle ortaya çıkabiliyor.

Göreme’de yaşanan acı olayın ardından Nevşehir Belediyesi’nin yayımladığı açıklamada, aşırı yağışlara bağlı toprak kayması sonucu oluşan kaya düşmesine işaret edildi. Bu ayrım önemli: Bir kaya kütlesinin yerinden kopması, tek başına fayların hareket ettiğini göstermiyor.


Aynı Görünen Hareketlerin Nedenleri Farklı Olabilir

Günlük dilde “çökme” kelimesini pek çok olay için kullanıyoruz. Bir kayanın parçalanmasına, zeminin aşağı inmesine veya bir yamacın kaymasına aynı kelimeyle karşılık verebiliyoruz. Ancak ne olduğunu anlamak için yalnızca ortaya çıkan görüntüye değil, hareketin nasıl gerçekleştiğine bakmak gerekiyor.

Tektonik depremde, bir fay boyunca gerçekleşen ani hareketle açığa çıkan enerji, sismik dalgalar halinde çevreye yayılıyor. Kaya düşmesinde ise kaya parçaları bulundukları yüzeyden ayrılarak yer çekiminin etkisiyle düşüyor, sıçrıyor veya yuvarlanıyor. Heyelanda da toprak ya da kaya kütlesi yamaç boyunca hareket ediyor. Bu olaylar birbiriyle ilişkili olabilir, fakat aynı şey değildir.


Yıllardır Yerinde Duran Bir Kaya Neden Düşer?

Bir kayanın uzun süredir ayakta olması, hiç değişmediği anlamına gelmez. Çatlaklar, aşınma ve suyun etkisi zaman içinde dayanımını azaltabilir. Yağış, zaten hareket etmeye yakın bir yamacın dengesini bozabilir. Çatlaklara giren suyun donup çözülmesi de kaya parçalarının birbirinden ayrılmasına katkıda bulunabilir.

Dışarıdan bakıldığında olay birkaç saniyede gerçekleşir. Ancak o son hareketi mümkün kılan zayıflama çok daha önce başlamış olabilir. Bu nedenle “Bir anda oldu” demek, “Mutlaka deprem oldu” demek değildir. Bunlar kaya düşmelerini açıklayan genel süreçlerdir; belirli bir olayda hangi etkenin ne kadar rol oynadığını ortaya koymak için yerinde inceleme gerekir.


Peki Deprem Çökmeye Neden Olabilir mi?

Evet. Deprem sarsıntısı, zaten zayıflamış kaya parçalarını yerinden oynatabilir ve heyelanları tetikleyebilir. Ancak bu ilişkinin tersini otomatik olarak kuramayız. Kaya düşmesi yaşanması, mutlaka bir deprem meydana geldiği anlamına gelmez. Yağış, aşınma ve başka etkenler de bu hareketi başlatabilir.

Bir de yer altındaki boşlukların tavanının çökmesiyle oluşabilen “çöküntü depremleri” vardır. AFAD, mağara veya maden galerisi gibi boşlukların çökmesinin yerel sarsıntılara yol açabileceğini açıklıyor. Fakat bu durum, her yüzey çökmesini veya kaya düşmesini tektonik bir depremle aynı kabul edebileceğimiz anlamına gelmiyor.


Deprem Olmaması, Tehlikenin Bittiği Anlamına Gelmez

Buradaki en önemli yanılgılardan biri de “Sarsıntı olmadıysa güvendeyiz” düşüncesi. Kaya düşmesinin tehlikeli olması için depremle başlaması gerekmiyor. Yerinden ayrılan parçalar aşağıya doğru hareket edebilir; düşen kayalar sıçrayarak veya yuvarlanarak beklenenden daha uzağa ulaşabilir.

Bu nedenle böyle bir olayın ardından görüntü almak için bölgeye yaklaşmamak, güvenlik sınırlarını aşmamak ve ekiplerin yönlendirmelerine uymak gerekiyor. Yaşanan olayın adını doğru koymak, tehlikeyi küçümsemek değildir. Aksine, hangi riskle karşı karşıya olduğumuzu anlamanın ilk adımıdır.

Deprem ve afetler hakkında doğru bilgi için Sismograf’ı takip edin.